MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
“Çerkes kimliğine önyargıların kırılmasında işe yaradık” - Atölye BİA
Medya
26 Nisan 2022
Medya Kesik Sesler
26 Nisan 2022

“Çerkes kimliğine önyargıların kırılmasında işe yaradık”

Okuma Süresi: 9 dk
17’nci yılında Jineps gazetesi yayın kurulu üyesi Yaşar Güven ile söyleşi: “Jineps Türkiye demokratik kamuoyunca bilinen ve Çerkeslerle ilgili bir konu söz konusu olduğunda başvurulacak bir adres artık.”

Jineps gazetesi, 2005’te “Bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve birlik” sloganıyla yayın hayatına başladı. 17 yıldır süreli periyot yayınlarla, başta Çerkesler olmak üzere Kafkasya halklarının sorunlarını gündemine alan bir tartışma platformu işlevini görüyor.

Yayın hayatına Türkçe başlayan Jineps, zamanla gazetenin bir sayfasını Abazaca için ayırdı. Son iki yıldır da ana gazetenin dışında, aylık dijital gazetede Çerkes dillerinde -Abazaca, Osetçe, Çeçence ve Adıgece- yayınlar yapıyor. Bugün Türkiye’de konuşulan Abhazca, Adige, Kabar-Çerkes dilleri, UNESCO tarafından yayınlanan Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre “güvensiz durumda olan diller” arasında gösteriliyor.

Jineps, Kafkas diasporasının yaşadıkları coğrafyalarda vatandaşlık, kimlik ve anadil gibi temel haklarını konu almanın yanı sıra Türkiye’nin demokratikleşmesine ve hakların demokratik bir kültürle bir arada yaşayabilecekleri bir geleceğe dair de söz söylüyor.

Jineps’in hikayesini, amacını ve yayın politikasını yayın kurulu üyesi Yaşar Güven’den dinliyoruz.

İlk defa duyacak olanlar için Jineps ne anlama geliyor ve kendini nasıl tanımlıyor? Kuruluş hikâyesinden biraz bahsedebilir misiniz?

Gazetenin ilk sayısını 2005 yılı aralık ayında yayımladık. Aylık periyotta başlamıştık, 17 yıldır öyle devam ediyoruz. Hedefimiz haftalık periyottu, koşullar elvermedi.

“Çerkes kimliğine önyargıların kırılmasında işe yaradık” - Atölye BİA

Gazetenin adının ne olacağı konusunda bir düşünce fırtınası gerçekleştirildiğini tahmin edebilirsiniz. Anadillerimizden –Kafkas dillerinden- biri olan Adıgabze bir isim tercih ettik sonuçta. “Rüzgârın gözyaşı” anlamına da geliyor, ama bizim için “çiğ damlası” demek Jineps. Çiğ damlalarının birleşip kocaman bir ırmak olabilme olasılığını sevdik belki.

Jineps mevcut durumda Türkiye’de yayın yapan tek Çerkes gazetesi mi? 

Çerkes süreli yayınıyız ve evet, mevcut durumda tek yayınız. Bu gururlandırıcı bir ifade gibi gelebilir ama burukluk aslında Çerkesler için. Kitap ölçeğinde birden fazla yayınevinin olması bu burukluğu gideren bir moral-motivasyon kaynağı.

“Birbirimizden haberdar olabilmek için”

Peki Jineps hangi ihtiyaca karşılık, nasıl bir atmosferde yayın hayatına başladı? Yayın çizgisi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Yola çıkarken birtakım tespitler yapılmıştı. 19. yy’da soykırım yaşamış, sonrasında kadim toprakları Kafkasya’dan sürülmüş Çerkesler, Türkiye’de çok dağınık yerleşim birimlerinde yaşıyorlardı. Sadece birbirlerinden haberdar olabilmek anlamında dahi iletişim araçları önemliydi. Bir yandan yaşanmış olan soykırım ve sürgüne yönelik adalet; diğer yandan kimliğin-kültürün korunması, yeniden üretilmesi ve geleceğe taşınması mücadelesi her anlamda katkıya gereksinim duyardı. Yanı sıra Türkiye’de Türk, Kürt, Gürcü, Laz, Hemşinli, Roman, Ermeni, Alevi … halklar ve inançlarla birlikte, çoklu yapının bir parçasıydı Çerkesler.

Jineps’in temel politikalarından biri, Çerkeslerin yerel ve uluslararası demokratik odaklarla dayanışma ve güç birliği oluşturması, Çerkeslerin dünyayla, dünyanın da insani ve demokratik bir yaklaşımla Çerkeslerle ilgilenmesini temin etmeye katkı koymaktı. Halklar arasında demokratik ilişkilerin geliştirilmesi, bunun için öncelikle birbirleri hakkında ezberletilmiş olanın dışında kendi hallerinde tanışmaları ve birbirlerini anlamaları, yaşadıkları ülkede bölgede olan bitene seyirci kalmayıp ortak çözümlerin hayata geçirilmesi için çaba göstermeleri gerekiyordu. Bu anlamıyla, demokratik ve kültürel gelişmenin, “Tüm Türkiye halklarının ortak ihtiyacı” olarak algılanması önemliydi. Her halkın, diğer halkların gerçekliğini ve tarihsel değerlerini yadsımadan, “özgür iradelerin ön kabulü” doğrultusunda bir arada yaşamak iradesi değerliydi. Demokrasi, daha fazla demokrasi için de birleşik mücadele öne çıkarılmalıydı.

“Anadilde gazete ciddi emek ister”

Jineps kaç dilde yayın yapıyor? 

Türkçe yayınla başladık. Anadillerimizi kullanmak hep gündemimizdeydi. Anavatanımızda kullanılan Kiril alfabesiydi, matbaaların bu anlamda henüz aşamadıkları teknik bir sorun –font– vardı yayına başladığımız ilk yıllarda. Latin alfabesi ile üretilen yazıları, alfabeleri yayımladık. Teknik sorun zaman içinde çözülünce önce anadillerimizden Adıgabze ile başladık, bir sayfa ayırdık. Anavatanımızdan destekle üretilenlerdi bunlar. Abazaca metinlere yer verdik. Son 2 yıldır ise, 4 anadilimizle -Abazaca, Osetçe, Çeçence ve Adıgece- ana gazetenin dışında aylık dijital gazete yayımlıyoruz. Anavatanımızdaki Rusya Federasyonu cumhuriyetlerinden Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar ve Adıgey, zaman zaman katılan Şapsığ bölgesi gazetesiyle ortak, yine anadillerimizde özel gün ve dönemlerde dijital ortak sayı yayımlıyoruz.

Anadilde gazete ciddi emek isteyen bir çalışma. Yayın kurulu üyesi içinden bu alanı özelde sırtlanan arkadaşlarımız, anadili ile yazabilenleri harekete geçirerek ürünler çıkarmaya çalışıyorlar ki bu da ayrı bir emek gerektiriyor.

“Görev bütün insanlığın”

Kimliğin, kültürün taşıyıcısı anadiller sadece seslerden ibaret bir konuşma aracı değil. Kadim zamanlardan, konuşarak diyalog kurabildiklerinden bu yana, bütün halkların ürettikleri her şeyde anadilleri var. Onunla sevindiler, üzüldüler, ağıtlar yaktılar, eğlendiler, düğün yaptılar, kendilerini ifade ettiler, kültürlerini-uygarlıklarını oluşturdular… Bu bir zenginlik ve insanlığın ortak kültür mirasında ayrımsız her birinin yer alması gerekiyor. İstatistiklere göre hızla yok olan anadillerin pamuklara sarılıp korunması gerekiyor. Görev bütün insanlığın.

Demokrasi geliştikçe özgürlükler artar, alanlardan biri olan kimlikler kendilerini özgürce ifade eder. Her kimlik anadilinin eşliğinde kültürünü özgürce yaşatıp yeniden ürettikçe, daha fazla demokrasi için çaba gösterir. Temsilen değil katılımcı olarak politika üretmeye başlar. İçselleştirdikçe kazanımlarını sıkı sıkıya savunur, fazlası için devam eder. Birbirini etkileyen bir süreçtir bu kısaca.

“Sürekli temas gerektiren bir süreç”

Peki okuyucularınıza hangi yollarla ulaşıyorsunuz? Basılı yayınınız mevcut mu yoksa yalnızca internet üzerinden mi yayın yapıyorsunuz? 

Gazete abonelik yöntemi ile işliyor. Yıllık ölçekte abonelerimiz var. Her yıldönümünde abonelik yenileme ve yeni abonelere ulaşmak için kampanyalarımız oluyor. Pandemi sürecine kadar basılı yayındı Jineps.

Gazetenin hemen her işini imece ile yayın kurulu ve yakın çevresindeki dostlar, birlikte yapıyoruz. Sınırlı sayıda insan. Matbaadan alınması, posta poşet ve etiketlerinin hazırlığı, gazeteleri poşetleme, posta-kargo işlemi vb. Sürekli temas gerektiren bir süreç.

2020’de dünya ölçeğinde yaşanan pandemi süreci, yaşamı her anlamda olumsuz etkiledi. Biz de abonelerimize duyurumuzu yapıp 2020 yılının yaklaşık yarısında sayılarımızı dijital oluşturduk, abonelerimize e-posta ile ulaştırdık. Yanı sıra abonelerimiz şifreleri ile web sayfamızdan da okuyabiliyor. 2021’de sürdürdük dijital baskıyı. Bilgisayar kullanmayan abonelerimiz için olumsuz bir süreç oldu bu ama genelde anlayışla karşılandığımızı söyleyebiliriz. Kısmen de olsa tekrar basılı gazete için koşulları değerlendiriyoruz. Anadillerimizde yayımladığımız gazeteler ise şimdilik sadece dijital ortamda.

“Çerkes kimliğine önyargıların kırılmasında işe yaradık”

Okuyucu profilinizi nasıl tanımlarsınız? Yalnızca Çerkeslere mi hitap ediyorsunuz yoksa hedefiniz herkes mi? Varsa bu kişilerin Jineps’i değerlendirmeleri üzerine neler söylemek istersiniz?

Odağında Çerkeslerin olduğu bir gazetenin hedef kitlesi de doğal olarak Çerkesler. Çerkes dernek ve vakıfların üyeleri, gençler, Çerkes köyleri… Sadece Çerkesler değil elbette. İlk sorularınıza verdiğimiz yanıtlardan anlaşılacağı üzere, demokratik zemini önemseyen her kesim ve kişiye ulaşabilmek, okunabilmek, geri dönüşlerle etkileşim içinde olmak çabasındayız.

Jineps Türkiye demokratik kamuoyunca bilinen ve Çerkeslerle ilgili bir konu söz konusu olduğunda başvurulacak bir adres artık. Türkiye kamuoyunun olumsuz Çerkes ezberinin bozulmasında kurduğumuz ilişkilerin önemli rolü oldu. On yıllardır resmi tarih ezberleri ile Çerkes kimliğine önyargılı yaklaşımın kırılmasında bir işe yaradığımızı söyleyebiliriz.

Kimlik ve inançların bugününe, geleceğine dair kaygı duyan, daha fazla demokrasiyi hedefleyen, gazeteden haberdar olan Çerkes olan olmayan bir okur profilimiz olduğunu söyleyebiliriz rahatlıkla.

Jineps’e eleştiriler

Jineps’e yönelik yazılan, konuşulan pek çok şey var. Eleştiriler, öneriler, ötekileştirmeler, hakaretler…

Çerkesler özelinde temel eleştiri, Türkiye sayfası. İktidara yönelik eleştirilerimiz eleştiriliyor. Jineps’in demokratik olmayan her uygulamayı eleştirdiğini, bunun iktidardaki partiden bağımsız bir durum olduğunu, iktidarda başka parti olsa ve anti-demokratik uygulamalar yapsa yine eleştireceğini anlatmaktan yorulmayacağız. Ancak Jineps 2005 yılında ilk sayısını yayımladığında iktidar olan parti halen devam ediyor ve teorik olarak söylediğimizi pratikte kanıtlama şansımız olamadı, umarız öyle bir fırsat da olur.

“Siyaset yapmayın”

Siyasi bir gazete olan Jineps’e yönelik, “Siyaset yapmayın, Çerkes kültürünü tanıtın, anlatın” tavsiyeleri de var Çerkesler içinden. Gazeteye emek verenlerin dünya görüşlerinden hareketle gazete içeriği hakkında bilgi sahibi olmadan, hatta hiç okumadan, birçok konuda olduğu gibi fikir sahibi olmanın yeterliliğine inananların eleştirilerinin temelinde yatan ise aslında kendileri gibi düşünmüyor ve statükoyu kabullenmiyor oluşumuz.

Gerçekten eleştirel yaklaşımların her daim kabul gördüğünü, bunun için zaman zaman toplantılar yapıldığını, görüş ve önerilerle değişikliklerin yapıldığını ifade edelim. Yani 2005’ten bu yana gazetedeki değişimlerin her biri yayın kurulunun kendi kabuğu içinde karar verip uyguladıklarından ibaret değil. Okuyucuların ufuk açıcı eleştiri ve önerileri ile gerçekleşti birçok şey.

“Hiçbir destek almadığımızı ifade etmek doğru olur”

Basına da yansıyan 2020’de Basın İlan Kurumu’nun pandemi gibi ciddi etkileri olan bir süreçte azınlık basınına olan desteğini ertelemesi Jineps’i nasıl etkiledi? Yine son dönemde oluşan oldukça yüksek enflasyon oranlarının gazeteniz üzerine olan ekonomik yansımaları ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Aylık gazete olmanın, baskı sayısının kısıtlı olmasının vd. olumsuzlukları var. Süreli yayın dağıtım ağına giremiyoruz, ilan alamıyoruz örneğin. Hiçbir destek almadığımızı ifade etmek daha doğru olur. 2021’e kadar fon desteklerine de mesafeli durduk. Gazeteciler Cemiyeti’nin fon desteği bilgisi bize ulaşana dek. Başvurumuzu yaptık ve fondan yararlandık.

Jineps vb. yayınların yaşaması Türkiye’de hiç kolay değil. Ama zoru bir şekilde aşmak ve görünür olmak gerekiyor.

Pandemi sürecinde basılı gazeteye ara verdik. Matbaa ve posta giderlerine de ara vermiş olduk ancak ofis kira, vergiler vb. giderler yani sınırlı ekonomik kaynakları eriten giderler devam ediyor bu arada…

Gazeteyi basılı talep eden abonelerimiz var. Derneklere, köylere, kütüphane ve STK’lara basılı göndermek istiyoruz. Sınırlı sayıda da olsa tekrar basılı halde geçmemiz gerekiyor. Temel engel pandemiydi, bir şekilde aşmak için önlemler düşünüyoruz ama dövize bağlı artan kâğıt gideri, postaya gelen ciddi zamlar bizi düşündürüyor. Maddi yetersizlikler nedeniyle halklar ve inançların süreli yayın konusunda zorlanıyor olmaları, makul karşılanabilecek bir durum değil. Sadece süreli yayın değil diğer iletişim araçları da dahil kamusal alan görünürlükleri için pozitif ayrımcılık gerekli. Kimliklere dair eşitlik temelinde yaklaşımla bir uygulamanın gerekliliği, pozitif ayrımcılık olarak da sunulmamalı aslında, olması gereken bir şey, olması gereken noktasına varana dek belki beyinlere kazınması için böyle bir ifadeyi kullanmak gerek.

“Gazetemiz gizli raporlara konu oldu, hedef gösterildi”

Türkiye’nin içinde bulunduğu hukuksal, siyasal ve sosyal atmosfer sizi nasıl etkiliyor? Özellikle son yıllarda farklı birçok kesime çeşitli şekillerde yönelen nefret söylemi okurlarınıza, gazetenin abone sayılarına ya da reklam gelirlerine yansıyor mu? 

Çerkeslere yönelik nefret söylemlerini iş edinmiş belli bir kesim var. Gazeteci kılıklı bir kesim örneğin. Gerekli gördükçe, özellikle Çerkes Ethem üzerinden bir söylem geliştiriyorlar. Yanı sıra kimliğe yönelik bir söyleme tepki gösterildiğinde ya da herhangi bir hak talebinde bulunulduğunda “Rus kırımından kaçıp bu topraklara sığındınız, daha ne” söylemiyle ön almayı görev edinmişler var.

İktidarlardan bağımsız bu durumun yanı sıra özellikle mevcut iktidarın “iktidarın Alevisi, Kürdü, Çerkesi…” olarak özetlenebilecek, hemen her halkın içinde hemen her dönem var olan güce yaslanma eğilimindekiler üzerinden geliştirilen dolaylı baskılar söz konusu. Böyleleri üzerinden kurulan “yayın politikanızı gözden geçirmelisiniz” cümlesi ve benzerlerinin verdiği mesajlar muhatapsız kalmaya devam ediyor.

Bir dönem Tünel semtindeki ofisimizin kapısı kırılarak -tesadüfen olsa gerek, işhanında sadece Jineps’in kapısı kırılmıştı- tek değerli eşyamız bilgisayarımız ç/alındı. Bu da belki bir mesajdı.

Halkların Demokratik Kongresi çalışmalarında yer aldığımızda ise gizli raporlara adıyla/sanıyla gazetemiz de konu oldu ve hedef gösterildi.

Bütün bunların abone sayısı artışına ya da reklam getirisine katkısı olduğunu söylemek çok doğru olmaz. Tek süreli Çerkes yayını olarak kalmak, 17 yıldır sürdürüyor olmak vb. nedenlerle bir kıpırdanma yaşayabiliriz.

Çerkes kimliği, kültürü çocuklarımızdan, torunlarımızdan bizlere emanet; bizlere, bütün Çerkeslere. Yaşatabilmek, yeniden üretebilmek, geleceğe taşıyıp emaneti teslim edebilmek ve bütün bunları gerçekleştirebilmek için güce değil gerçeklere yaslanarak, gerçeklerden güç alarak yol almak gerek.

Jineps, Çerkes kimliğinin dünyanın diğer kimlikleri kadar -ne eksik ne fazla- var olabilmesi uğraşısında bir çiğ damlası olmaya çalışıyor.

Biliyoruz ki Jineps, Türkiye diasporasında çocuklarımıza bırakacağımız daha onurlu bir miras ve daha güzel bir gelecek için atılan ne ilk ne de son adımdır.

Jineps gazetesine abone olmak için:

E-posta: jinepsgazetesi@gmail.com

https://jinepsgazetesi.com/contact/

Yaşar Güven’in öneri listesi

Müzik:

Anzeriko Çeslav, Adıgabze, Sixuem Yiwored/At çobanının şarkısı

Yaz akşamında yıldızların altında, gece kuşlarıyla birlikte şarkılar söylerken sevgilisinin düşünü gören bir at çobanının hikâyesini anlatıyor.

Film:

Cherkess – Çerkes – Muhittin Kandur

XIX. yüzyılda, Çarlık Rusya’sının saldırılarına karşı özgürlük mücadelelerini yitiren Çerkeslerin, kadim toprakları Kafkasya’dan sürüldükleri Ortadoğu’da (Ürdün) yaşadıklarından bir kesit…

Kitap:

Tamara Polovinkina, Çerkesya, Gönül Yaram

Çerkes mutfağı:

Şıps&Pasta

Şıps (Soslu tavuk)

Malzemeler

1,5 kg. parça tavuk, but ve göğüs tercih edilir

1 litre süt

1 orta boy kuru soğan

2 baş sarımsak

7-8 yemek kaşığı buğday unu

125 gr. tereyağı

Tavuk suyu

Kırmızı pul biber

Yapılışı

Tavuk parçaları temizlenir, üstünü örtecek kadar su ile haşlanır. Tavuk pişerken sosunu yapmak için ayrı bir kapta un, su veya süt ile ezilerek boza kıvamına getirilir. Başka bir tencerede rendelenen orta boy soğan tereyağın yarısı ile kavrulur ve pul biber ilave edilir. Bu karışıma süt ve ezilmiş bir baş sarımsak da katılarak kaynamaya bırakılır.

Diğer yanda pişen tavuk parçaları suyundan alınır. Kaynayan süte, boza kıvamına getirilen un devamlı karıştırılarak ilave edilir. Arada gerektiği kadar tavuk suyundan da ilave ederek istenilen kıvam elde edilir. Unlu karışımı daha az veya daha çok koymak sureti ile sosun inceliğini veya kalınlığını tayin edebilirsiniz. Ama sosun çok ince olması tavsiye edilmez. Tuzu da ilave edilip sos kaynayıncaya kadar karıştırmaya devam edilir, aksi takdirde dibine tutar veya pütürlü olur.

Sos kaynadıktan sonra tencerenin altı kısılıp pişmeye bırakılır. Haşlanan tavuk parçaları tuzla ezilmiş sarımsağa bulanır. Arzuya göre tavuk parçalarını kaynayan sosun içine atarak derin bir servis tabağına alır, üzerine kızdırılıp pul biberle renklendirilmiş tereyağı gezdirilerek güzel bir görüntü ve lezzet elde edilir.

Pasta / Maramısa / Abısta

Malzemeler

4 su bardağı mısır unu

10 su bardağı su

Yeteri kadar tuz

Yapılışı

Suya tuz katılarak kaynatılır. Gerektiğinde kullanılmak üzere biraz sıcak su yedeğe alınır. Kaynayan suya mısır unu yavaş yavaş konur ve Belag (özel biçimlendirilmiş tahta kaşık) ile karıştırılır. Un, suyu çekinceye kadar kuvvetli ateşte pişirilir. Karıştırırken belağa yapışmadığında pişmiş demektir. Pişirildiği tencere veya çövenin (altı yuvarlak döküm tencere) şeklini alır. Üstü belağ ile düzeltilir ve servis edeceğiniz tepsi veya tabağa ters döndürülerek çıkartılır. İple kesilerek dilimlenir. Sıcak olarak şıps, çerkes tavuğu, ahulçapa, akudurşısı vb. ile beraber ekmek yerine yenir.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu. Hak temelli çalışan birçok sivil toplum örgütünde örgüt yönetimi, sosyal politika, hak savunuculuğu ve insan hakları temalarında çalışmalar yürüttü. Hafıza politikaları, demokratikleşme ve barış kültürü alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Atölye BİA 20-28 Şubat 2021 “Kürtçe Hak Odaklı Habercilik Atölyesi” katılımcısı.