MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
“Lazlara dünyayı Lazca anlatmak” - Atölye BİA
Medya
4 Mayıs 2022
Medya Kesik Sesler
4 Mayıs 2022

“Lazlara dünyayı Lazca anlatmak”

Okuma Süresi: 7 dk
Ömrü 6 sayı süren Türkiye'nin ilk Lazca gazetesi Ağani Murutsxi'nin kurucularından İsmail Güney Yılmaz ile söyleşi: “Ağani Murutsxi, Lazların, Lazcanın ya da daha dar olarak Laz entelijansiyasının Lazca yayın ihtiyacına biraz da radikal sayılabilecek bir cevaptı, arayıştı, deneyimdi, denemeydi."

Türkiye’nin ilk Lazca gazetesi Ağani Murutsxi (Yeni Yıldız) ömrü toplam 6 sayıya kadar sürdü. Gazete, 2014 yılında, “çözüm sürecinin” yaratmış olduğu atmosfer ortamında okuruna seslenmeye başlamıştı. 6’ncı sayısından sonra, 2015 yılında yayın hayatına son verdi.

Güney Kafkasya dillerinden biri olan ve bugün Türkiye’de yok sayılan Lazcanın, yaklaşık olarak 250 bin kişi tarafından konuşulduğu tahmin ediliyor. Lazca, UNESCO tarafından yayınlanan Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre “kesinlikle tehlikede olan diller” arasında gösteriliyor. Unutulan dillerden olmaması için başta Laz Enstitüsü olmak üzere; Laz aktivistler, yazarlar, sanatçılar ve aydınlar çeşitli çalışmalarla Lazcayı yaşatmaya çalışıyor.

Yok olmakla karşı karşıya olan bir dilde gazete çıkarmak, bunu okura ulaştırmak, haber kaynaklarını oluşturmak ne anlama geliyor? 7 yıl önce Lazca yayın yapan tek gazete Ağani Murutsxi’yi, dizimize dahil ederek böyle bir ekolün bıraktığı mirası, gelecek nesillere ilham veren bir tecrübe olarak bilinmesini istedik. Bunların yanı sıra, söyleşimizde hâkim ve resmi dil Türkçenin dışında, çeşitli dillerde yayın yapan gazetelerin yaşamı için ihtiyaç duyulan satış, ilan-reklam ve devlet yardımı gibi kaynakların yetersizliği, bu gazetelerin yayın hayatlarını nasıl imkânsız hale getirdiğini tartıştık. Ayrıca resmi dilin dışındaki ana dillerde gazete çıkarmanın önündeki engelleri konuştuk.

“Lazlara dünyayı Lazca anlatmak” - Atölye BİA

Ağani Murutsxi gazetenin hikayesini, mirasını ve çalışanlarının yaşadıkları zorlukları, gazetenin kurucu ekibinden İsmail Güney Yılmaz anlattı.

Misyonunu “Lazlara dünyayı Lazca anlatmak” olarak tanımlayan Ağani Murutsxi gazetesi, iki aylık periyotlarla siyasi ve kültürel sayfalardan asimilasyon konulu karikatürlere, Lazların gündemine ilişkin makalelerden eleştirel spor sayfalarına kadar zengin bir içerikle okurlarıyla buluşuyordu. Tirajı 1000 olan gazetenin dağıtımı ise Lazistan’da ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde yapılıyordu. Satış temsilcilikleri bulunuyordu ve yurt dışına gönderiliyordu.

Politik Lazca gazete

Hatırlamak için Ağani Murutsxi ne anlama geliyor ve bir gazete olarak kendini nasıl tanımlıyordu?

Ağani Murutsxi, “yeni yıldız” anlamına geliyor. 1929’da Sovyet Abhazya’da yayımlanan ilk Lazca gazete Mç’ita Murutsxi’ye (Kızıl Yıldız) ithafen bu adı vermiştik. Gazete iki ayda bir yayımlanma amacında olan politik, Lazca bir gazeteydi. Başta Lazca ve Lazlık meselesi olmak üzere muhtelif konularda (İskoçya referandumundan, Türkiye’deki azınlık basınına kadar) Lazca yazı ve haberler içeren bir gazeteydi. Kendini “Lazlara dünyayı Lazca anlatan gazete” olarak tanımlamaktaydı. Gazete, kendini sadece Lazca ile sınırlamaksızın Doğu Karadeniz’deki diğer yerli dillere de (Hemşince, Romeika, Gürcüce) açık hâle getirmeyi amaçlıyordu. Yalnız bu konuda gazetenin içinde tam bir konsensüs sağlanamadığını da belirtmeliyim.”

“Lazların değilse bile Lazcanın buna ihtiyacı vardı”

Ağani Murutsxi hangi ihtiyaca karşılık, nasıl bir konjonktürde ve ne zaman yayın hayatına başlamıştı?

Lazca periyodik yayın isteği, sorunu, ihtiyacı ne derseniz deyin, Laz kültür hareketi Türkiye’de ortaya çıktığından beri hep gündemde oldu. Ogni (1993) ile başlayan yolda Lazlara yönelik birçok periyodik çıktı. Ağani Murutsxi de elbette bu silsilenin bir devamıydı. Fakat daha bağımsız ve “kendiliğinden”, daha da dar bir ekibin işi olarak tanımlanabilir bu gazete girişimi. Ve yine öncekilerden çok daha farklı. Zira tamamı Lazcaydı ve gazete formatındaydı. İlk cevap olarak Lazların, Lazcanın ya da daha dar olarak Laz entelijansiyasının Lazca yayın ihtiyacına biraz da “radikal” sayılabilecek bir cevaptı, arayıştı, deneyimdi, denemeydi. Dönemin konjonktürü Türkiye açısından geçmişe göre tabii ki daha uygundu. 2013 yılıydı ve gitgelli bir barış süreci, açılım süreci söz konusuydu. Yani ülkede etnik faaliyetlerin artık daha rahat yapılabildiği bir dönemdeyiz, en azından bazı sıradan şeylerin bir ölçüde aşılabildiği zamanlar bunlar. Ha, peki Lazlar buna hazır mıydı? Bu elbette başka bir soru ve konu. Tamamı Lazca olan politik bir gazeteye halkımız tabii ki hazır değildi. Lakin bu işler zaten bir avuç insanın zamana, tarihe ve zamanın ruhuna hatta gerçeklere karşı yaptığı işlerdir. Biz de başladık. Lazların değilse bile Lazcanın buna ihtiyacı vardı.

“Türkçe tek bir satır yoktu”

Peki kaç dilde yayın yapıyordu? Yayın çizgisi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Yalnızca Laz diliyle yayın yapan bir gazeteden bahsediyoruz. Türkçe tek bir satır yoktu. İlerleyen dönem için Türkçe bir sayfa koyar mıyız acaba diye düşünmekteydik. Ve daha önce de sözünü ettiğim gibi diğer Karadeniz dillerinde de. Mühim bir nokta, son derece sembolik bir iş olarak şunu da hatırlatmalıyım ki, bir sayıda tam sayfa Hemşince bir röportaj da Lazca tercümesiyle yayımlanmıştı. Bu da ülke tarihinde bir ilktir.

Gazetede ülke, dünya ve bölgeden haberler veriliyor ve ağırlıkla Laz konusuna dair makaleler yer alıyordu. Bir spor sayfası da vardı. Lazca bulmacalar da vardı. Lazların tümüne yönelik bir yayın tutturmak gerektiği için ideolojik belirgin bir çizgi yoktu. Fakat eşyanın tabiatı gereği sol bir söylem de hissedilmekteydi. Fakat, farz-ı misal Ramazan için de bir sayfa yapılmıştı veya eski bakanlardan, kendisi de Laz olan Yaşar Yakış’la röportaj yapılmıştı. Ruşen Çakır (o da Laz’dır) yazıları da kendi onayıyla Lazca yayımlanmaktaydı.”

“Lazistan’da ve büyük şehirlerde dağıtıldı”

Tirajı ne kadardı ve nerelerde dağıtımı yapılıyordu?

Başta bin adet basılıyordu, dağıtım açısından da Laz medya tarihinin sanırım en başarılı örneğidir. Ağırlıkla Lazistan’da ve büyük şehirlerde dağıtıldı, satış temsilcileri bulundu. Ama başka şehirlere de yurt dışına da gitti. Fakat hem baştaki ilginin düşmesi hem de işlerin neredeyse tamamen tek bir kişinin, İrfan’ın (Çağatay Aleksiva) üstüne kalmasıyla zamanla tiraj düştü, dağıtım zayıfladı. 2015’teki altıncı sayıdan sonra yayın hayatı sessiz sedasız son buldu.

“Çıkışıyla yoğun bir coşku ve ilgiyle karşılaşmıştı”

Ağani Murutsxi’nin okuyucu profilini nasıl tanımlarsınız? Bir azınlık gazetesi olarak yalnızca Lazlara mı hitap ediyordu? Varsa bu kişilerin Ağani Murutsxi değerlendirmeleri üzerine neler söylemek istersiniz?

Dili gereği sadece Lazlara hitap eden bir gazeteydi doğal olarak. Çıkışıyla da dediğim gibi yoğun bir coşku ve ilgiyle karşılaşmıştı. Okur profili de hâliyle hayli genişti başta. Yani sadece Laz konusuna ilgili kesimlere değil, daha önce meseleye temas etmemiş insanlara da ulaştı. Ama tabii sadık kitle bu konuda zaten hassas olan insanlardır. Onların da gazetenin dağıtımı ve tanınması konusunda katkıları oldu tabii. Fakat kısa zaman içinde özellikle örgütlenme sorunu, insan azlığı, nitel ve nicel sorunlar, maddi yetersizlikler, manevi düşüşle bu macera sonlanmış oldu.

Laz kimlik meselesi ve Lazca sorunu

Ağani Murutsxi’den önce Lazca yayın yapan gazeteler ve dergiler oldu mu? Olduysa, bunların isimleri ve hangi tarihlerde yaşadıkları hakkında bilgi verebilir misiniz?

1929’da Sovyetlerde Mç’ita Murutsxi çıktı. Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin resmi yayın organıydı. Lazcanın ve Latin alfabesiyle ilk yazıldığı periyodiktir. Sonra, uzun zaman sonra, ’80 ortalarıyla ’90’lar dönemi Almanya’da Parpali, Lazuri Ambarepe, Lazebura bülteni gibi yayınlar çıkarıldı oradaki Lazebura çevresi tarafından. Asıl çıkış 1993’te İstanbul’da Ogni’yle oldu. Ogni sayesinde Türkiye’de bir Laz kimlik meselesi ve Lazca sorunu gündeme geldi ve bizler de onun o kar boranda açtığı yoldan gidiyoruz. Ogni 1995’te 6. sayısından sonra yayın hayatına son verdi, aynı ekip 2000’de Mjora’yı çıkardı fakat sadece iki sayı. Ogni ve Mjora’da sonraki dönemde pek görülmeyen (sol) politik bir yönelim olduğu rahatlıkla söylenebilir. İzmit’teki Sima Vakfı’nın da Sima dergisi vardı, daha farklı bir çizgidedir. 2010 başlarında Ogni’deki aynı isimler, Laz aydınları Skani Nena’yı çıkardı. Daha sonra Tanura çıktı. En son Ağani Murutsxi.

Hiçbiri istikrarlı olamadı. Ağani Murutsxi’nin Türkiye’deki diğer yayınlardan farkı tamamen Lazca olmasıdır. Diğer yayınlar Türkçe ağırlıklıydı ve Lazca metinler daha çok folklorikti. Fakat önceki dergilerde de elbette politik Lazca yazılar da yer almıştır. Örneğin benim Skani Nena’da böyle yazılarım vardı. Lazların kendi diliyle yazma hususunda Türkiye’deki diğer Kafkasyalılara göre daha istekli olduklarını söyleyebiliriz.

Son süreçte de bizim Laz Kültür Derneği çatısı altında iki süreli yayın çabamız oldu. Biri Ogni’yi 7. sayıdan itibaren yeniden yayımlama çıkışıdır. Bu önceki Ogni’den çok daha farklı bir iştir, yarı-akademik diyebiliriz ve ebatça da hacimlidir. Şimdiye dek iki sayı çıktı, ikisi de arşivlik. Diğer işimiz ise daha çok ses getiren Uncire dergisi. Bu bir Lazca edebiyat dergisi. Tamamen Lazca. Geniş katılımlı bir dergidir, çok yazarlıdır. İyi bir iştir ama iki sayı çıkabildi o da. İki dergi de epey vakittir çıkmıyor maalesef.

Ogni ve Uncire dergileri

Peki, Lazca yeni bir dergi ya da gazete çalışması olacak mı ya da mevcut durumda Lazca yayın yapan dergi ya da gazete var mı? Varsa bu çalışmalara ilgi ne düzeyde? Bu konularda neler söylemek isterseniz?

Dediğim gibi Ogni ve Uncire dergileri var ama birkaç senedir çıkmıyor bunlar. Yeni sayılar, bilhassa Ogni’nin yeni sayıları mutlaka çıkacaktır ama ne zaman olur bilemiyorum.

Belki Laz Enstitüsü’nün de belki başka arkadaşların da bir süreli yayın fikri vardır lâkin hâl-i hazırda Lazca ya da Laz halkına yönelik bir dergi, gazete mevcut değil.”

“Lazların en önemli gündemi Lazca seçmeli dersler”

Sorularımızla sizi sınırlamayalım, Lazların gündemine ilişkin başka neler söylemek istersiniz?

Lazların, doğrusu Laz meselesine ilgisi olan Lazların bu dönemdeki en önemli gündemi Lazca seçmeli derslerdir. İçsel ve dışsal birçok sebepten bu derslere yönelik nitelikli bir hassasiyet bir türlü geliştirilemedi Laz halkı arasında. Bu yönde bir çaba var, çocuklar Lazca dersini seçsin diye.

Bunun dışında az sayıda insanın Lazca ve Laz kimliği için çabası sürmekte. Şu dönemin bu açıdan biraz durgun olduğu söylenebilir. E tabii bu da çok doğal. Pandemi gündemi malum, ekonomik durum, geçim sıkıntısı, mali/ siyasi kriz tüm hayatları esir almış durumda.

Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.

Konuşanı (daha) az olan tüm dillerde üretme çabasında olan tüm arkadaşlara başarılar, kolaylıklar dilerim.

İsmail Güney Yılmaz’ın öneri listesi

Müzik:

Kazım Koyuncu, Lazca, Domivamis 

Film:

Lazlara dair değil ama yörede geçen bir film olarak Kalandar Soğuğu’nu tavsiye ederim.

Kitap:

Lazlar Kimlik ve Toplum

İsmail Güney Yılmaz’ın kitabı, Laz meselesini ağırlıkla sosyolojik ve siyasal temelden ele almasıyla öne çıkıyor. Uzun uzun kimlik ve toplum meselelerini tartışan kitap, Lazların kim olduğu, Doğu Karadeniz’deki diğer toplumlar ve bunların Lazlarla ilgisi, dil, kültür, asimilasyon, Lazlarda Lazlığın erozyonuna karşı verilen mücadelenin tarihi, Lazların siyasal yönelimleri ve bunun tarihsel serüvenine dair ayrıntılı bilgiler ve istatistikler sunuyor. Laz yerleşimleri, Laz edebiyatı, Lazca yayınlar, Lazcanın Karadeniz’de konuşulan öteki dillerle ilişkisi, Laz nüfusu, müziğine dair, konuya ilgili olan okura doyurucu bilgiler sunan kitabın önemli bir boşluğu doldurduğu rahatlıkla söylenebilir. Yazarın meseleye bakışı, siyasal ufku, dili de ortaya özgün bir yapıt çıkarmış.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu. Hak temelli çalışan birçok sivil toplum örgütünde örgüt yönetimi, sosyal politika, hak savunuculuğu ve insan hakları temalarında çalışmalar yürüttü. Hafıza politikaları, demokratikleşme ve barış kültürü alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Atölye BİA 20-28 Şubat 2021 “Kürtçe Hak Odaklı Habercilik Atölyesi” katılımcısı.