MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
Zazaların “sözü” - Atölye BİA
Medya
2 Mayıs 2022
Medya Kesik Sesler
2 Mayıs 2022

Zazaların “sözü”

Okuma Süresi: 7 dk
Vate dergisi sahibi Deniz Gündüz ile söyleşi: "Zazaca yayın yapan başka dergiler de var ancak Vate 1997’den 2022’ye kadar 25 yıllık süre içerisinde yayın hayatına aralıksız devam eden tek Kırmancca/Zazaca dergi. Bu dergi Kırmanca yazın ve kültür alanında tarihi bir rolü oynamaya devam ediyor."

Vate dergisi, Kürt basın tarihinde Kırmnacca/Zazaca çıkan en uzun süreli yayın organı. Yok olma tehlikesi altında olan Kürtçenin Kırmancca/Zazaca lehçesini yaşatmayı ve okur yazarlığını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Kürtçenin Kırmancca/Zazaca lehçesi, UNESCO tarafından yayınlanan Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre “Güvensiz durumda olan diller” kategorisinde gösteriliyor.

Zazaların “sözü” - Atölye BİA

Politik nedenlerle Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan Kürt aydınları, 1996’da İsveç’in başkenti Stockholm’de bir araya gelerek Grûba Xebate ya Vateyî – Vate Çalışma Grubu’nu kuruyor. Periyodik değerlendirme toplantılarıyla bir araya gelen grup, Kürtçenin Kırmancca/Zazaca lehçesinin korunması, geliştirilmesi ve standart bir yazı dili haline gelmesi için çeşitli çalışmalara imza atıyor.

Grûba Xebate ya Vateyî – Vate Çalışma Grubu, çalışmalarının görünürlüğünü artırıp süreklileştirmek için 1997’de Vate dergisini kuruyor. Vate dergisi, kuruluşundan günümüze kadar Kırmancca/Zazaca gibi az konuşulan bir lehçede, sürdürdüğü standartlaştırma çalışmaları ile söyleşiler, şiirler, hikayeler, sözlük ve deneyim çalışmaları, dil bilgisi ve yazım kuralları, masallar, dini metinler, edebi ve kültürel makaleler gibi zengin içeriklerle okuruyla buluşuyor.

Vate dergisi, 1997 ile 2003 yılları arsında İsveç’te yayımlanıyor. 2003’ten sonra ise yayın hayatına İstanbul merkezli devam ediyor.

Vate Çalışma Grubu üyesi ve Vate dergisi sahibi Deniz Gündüz ile Vate’nin hikayesini, kuruluş amacını ve yayın politikasını konuştuk.

İsveç’te başladı, İstanbul’da devam ediyor

İlk defa duyacak olanlar için Vate ne anlama geliyor ve bir dergi olarak kendini nasıl tanımlıyor? Kuruluş hikayesinden biraz bahsedebilir misiniz?

“Vate” Türkçe “söz” anlamına geliyor ve Vate dergisi, Zazaca yazını geliştirmeye çalışan öncü bir yayın organı olarak kendisini tanımlar.

1996 yılında Kırmancca/Zazaca yazına emeği geçen bir grup Kırmanc/Zaza, İsveç’in başkenti Stockholm’de Vate Çalışma Grubu adında bir oluşum kurdu. Grup 1996’dan 2021’e kadar 33 toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantılarda Kırmancca/Zazaca yazı dili için gerekli olan standardizasyon çalışmaları yapıldı. Günlük dilde en çok kullanılan 2021’ye kadar 50 bin üzerinde sözcük tespit edilip standardize edildi.

Vate Çalışma Grubu’nun toplantılarında ayrıca yazım kuralları tespit edildi. Söz konusu toplantılarda önerilen kararları tatbik eden Vate dergisi, 1997 yazında yayın hayatına başladı ve şimdiye kadar 70 sayısı yayımlandı. İlk 20 sayısı İsveç’te yayımlanan bu dergi, 2003 yılında Vate Yayınevi’nin İstanbul’da kurulmasıyla 20. sayısından 70. sayısına kadar bu yayınevi tarafından yayımlandı.

“25 yıldır aralıksız devam ediyor”

Vate dergisi, mevcut durumda Türkiye’de yayın yapan tek Kırmancca/Zazaca dergi mi? 

Zazaca yayın yapan başka dergiler de var ancak Vate dergisi 1997’den 2022 yılına kadar 25 yıllık süre içerisinde yayın hayatına aralıksız devam eden tek Kırmancca/Zazaca dergi. Bu dergi Kırmanca yazın ve kültür alanında tarihi bir rolü oynamaya devam ediyor.

Vate hangi ihtiyaca karşılık ve nasıl bir konjonktürde yayın hayatına başladı? Yayın çizgisi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

1970’li yıllarla başlayan yeni dönem Kürt siyasi hareketi, yasaklanan Kürt dil ve kültürü konusunda bir aydınlanma dönemine vesile oldu. Başlangıçta gençlik ve öğrenci hareketi olarak başlayan bu siyasi süreçte, Zazaca yeniden yazınsal hayata başladı. İlk Zazaca dergi kabul edilen Tirej dergisi, 1978’de yayınlanmaya başladı ve modern Zazaca yazının öncüsü oldu. 12 Eylül 1980 darbesiyle beraber Türkiye ve Kürdistan’da yeni doğmaya başlayan bu entelektüel ortam, Avrupa’ya taşındı. Avrupa’nın değişik ülkelerinde mülteci durumuna düşmüş bu entelektüeller, Zazaca kitaplar ve dergiler yayınlamaya başladı. Bu dönemde Zazaca yazın, ortak alfabe, gramer, standart yazın dili gibi temel yapılardan yoksun olduğundan, süreç içerisinde okuduğunu daha iyi anlamak bu çevre için bir ihtiyaç olmaya başladı. Böyle bir ortamda, 1996’da, İsveç’in başkenti Stockholm’de Vate Çalışma Grubu doğdu. Bu oluşum tarafından, günlük dilde en çok kullanılan sözcükler tespit edilip standardize edildi.

İki sözlük ve yazım kılavuzu

Ayrıca gün, ay, mevsim, dil, lehçe, din, mezhep, devlet, yönetim, anatomi, sağlık, coğrafya, hukuk, edebiyat, eğitim, askerlik, dilbilgisi, tarım, aile, belediye vb. konularda çok sayıda sözcük ve terim tespit edilerek Zazacanın modernizasyonu konusunda da önemli adımlar atıldı. Zazacanın mümkün olduğu oranda değişik ağızlarının sözcük dokümantasyonu yapıldı.

Bu çalışmalar yapılırken uyduruk bir dil yaratmamaya dikkat edilerek, dilin mevcut yapısı ve zenginliğini esas alınarak ilk etapta Zazalar arasında yazılı iletişimin kolaylaştırılması amaçlandı. Toplantılarda yazı dili için standart olarak belirlenen 10 bini aşan temel sözcük ve bunların 50 bin varyantı, iki sözlük biçiminde yayımlandı. Bugüne kadar bu sözlüklerin beşer baskısı yapıldı: Ferhengê Kirmanckî (Zazakî)-Tirkî, Çapa 5., Weşanxaneyê Vateyî, Îstanbul, (2016). Türkçe-Kırmancca (Zazaca) Sözlük, Çapa 5., Weşanxaneyê Vateyî, Îstanbul (2019).

Vate Çalışma Grubu’nun toplantılarında ayrıca yazım kuralları tespit edildi ve şimdiye kadar Vate yazım kılavuzunun iki baskısı yapıldı: Rastnuştişê Kirmanckî (Zazakî), Çapa 2., Weşanxaneyê Vateyî, Îstanbul (2012).

Vate dergisi çevresinde yer alanlar kendilerini Kürt ve Zazacayı da Kürtçe olarak kabul eder. Bu tutum doğal olarak Vate’nin yayın çizgisini belirleyen önemli bir etkendir. Bu kabulle Vate dergisi, Kürtlerin önemli bir çoğunluğu tarafından standart olarak kabul edilen Celadet Ali Bedirxan’nın alfabesini ve gramerini kullanır.

Vate’nin yayın çizgisi hakkında söyleyebileceğimiz önemli bir husus da Zazacanın tehlike altında olan bir dil olmasının önüne geçmek adına “dil düzenleyen kurum” misyonunu yüklenmiş olmasıdır. Bu misyonla hem derleme çalışmaları yayınlayarak dili kayıt altına almaya çalışıyor hem de şiir, hikâye gibi modern edebi türler ve makale, deneme, çeviri gibi modern yazınsal formaları yayınlıyor.

Şu hususu da bir not olarak düşmek isterim: Vate ismiyle yapılan çalışmalar üç başlık altında incelenebilir: Vate Çalışma Grubu, Vate Dergisi ve Vate Yayınevi. Vate Grubu ve dergisi hakkında verdiğim bilgilere ek olarak Vate Yayınevi 2003 yılında kurulmuş olup, aynı yayın politikasıyla günümüze kadar 100’e yakın Zazaca kitap yayınladı ve 20. sayısından sonra Vate dergisini yayınlamayı üstlendi.

“Okuyucularımız Vate’nin tarihsel rolünün bilincinde”

Okuyucu profilinizi nasıl tanımlarsınız? Okuyucularınızın Vate’yi değerlendirmeleri üzerine neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de Kürtçe eğitim yasaklı olduğundan, okuyucularımız Zazaca konusunda kişisel çabalarıyla kendini yetiştirip, Zazaca yazını geliştirmeye çalışan, Zazacanın tehlike altında bir dil olma durumunun önüne geçmek için kişisel çaba harcayan idealist insanlardır. Dağıtım gibi kurumsal imkanlardan yoksun olduğumuz için yayınlarımızın dağıtımı konusunda bize en çok yardımcı olan yine bu çevredir. Okuyucularımız Vate’nin Zazaca konusunda oynadığı tarihsel rolün bilincinde olup, içerik üretiminden tutalım da daha birçok alanda Vate’nin geliştirilmesi için kişisel çaba sarf ediyor. Vate’nin yayın hayatının bu kadar uzun sürmesinde, okuyucularımız oldukça etkili olmuşlardır.

Vate’nin tirajı ne kadar ve dağıtımı nerelerde yapılıyor?

Vate dergisi üç ayda bir çıkan Zazaca kültür dergisi. Ve her sayısı 1000 adet basılıyor. Tükenmiş bir-iki eski sayılarımızın ikinci baskıları da yine 1000 adet olarak yapıldı. Vate dergisi herhangi bir dağıtım şirketi tarafından dağıtılmıyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi çoğunlukla okuyucularımız ve yazarlarımız tarafından gönüllü olarak dağıtılıyor. Vate daha çok Diyarbakır merkez olmak üzere Türkiye ve Kürdistan’ın çeşitli illerin de dağıtılıyor. Bir kısmı ise Almanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde yine aynı yöntemle dağıtılıyor.

“Çözüm Süreci’nde ilgi gördü”

Peki, kuruluşundan bugüne, birçok tarihsel gelişme karşısında Vate’nin tirajı nasıldı, nasıl değişti?

Vate dergisi başlangıçtan bu yana 1000 adet basıldı. Başlangıçta çok daha az bir okuyucu kitlesi olan Vate dergisi, Zazaca konusunda öncü çalışmalar sunduğundan dolayı eski sayıları da zaman içerisinde tükendi ve zaman içerisinde okuyucu sayısı artarak daha çok dağıtıldı.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kürt sorununa görece olumlu yaklaştığı dönemlerde, “çözüm süreci” gibi, Vate dergisi daha çok ilgi gördü. Üniversitelerde Kürtçe bölümlerin açılması, Kürtçenin seçmeli ders olarak kabul edilmesi gibi gelişmelerin yaşandığı bir siyasi atmosferde Vate dergisi daha geniş bir kesime ulaştı.

“Nefret söylemi, yayın faaliyetlerimizi zora soktu”

Türkiye’nin içinde bulunduğu hukuksal, siyasal ve sosyal atmosfer sizi nasıl etkiliyor? Özellikle son yıllarda farklı birçok kesime çeşitli şekillerde yönelen nefret söylemi okurlarınıza, derginin abone sayılarına ya da reklam gelirlerine yansıyor mu?

Daha önce de ifade ettiğim gibi Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kürt sorununa görece olumlu yaklaştığı dönemlerde, Vate yayınları daha çok ilgi gördü ve okundu ancak “Çözüm Sürecinin” bitmesiyle (2015) Kürtlere yönelen nefret söylemi, oluşturulan korku iklimi ve siyasi baskıların artmasıyla Vate dergisinin okuyucu kitlesinde de bir düşüş olmaya başladı. Bu düşüş doğal olarak ekonomik anlamda yayın faaliyetlerimizi zora soktu.

Son dönemde oluşan oldukça yüksek enflasyon oranlarının derginiz üzerine olan ekonomik yansımaları ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de kitap okuma oranı ya da herhangi bir dergiyi takip etme oranı, birçok ülkeye göre oldukça düşük. Eğitim hakkından yoksun olan Kürtçe, dar entelektüel bir çevrenin idealist, kişisel çabalarıyla ağır bir gelişim seyri gösteriyor. Ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde kitap, dergi, sinema, tiyatro gibi kültürel sanatsal ürünler geniş bir kesim için lüks kategorisine girdiğinden tüketim oranı oldukça düşüyor. Söz konusu Kürtçe gibi dezavantajlı bir dil olunca bu gibi etkenlerden daha çok etkileniyor.

“Dünya eserlerinin Zazacaya kazandırılması”

Peki, Vate’nin geleceğe dair planları nelerdir?

Vate dergisi gelecekte de Zazaca yazın konusunda üstlendiği misyonunu devam etmeyi, karşılaştığı bu zor süreçleri ayakta kalarak atlatmayı, daha uygun ortamda aylık dergi olarak yayın hayatına devam etmeyi planlıyor. Ayrıca içerik üretimi konusunda dünya eserlerinin Zazacaya kazandırılmasını önüne bir hedef olarak koyuyor.

“Kürt kurumları da Zazacayı dezavantajlı konuma itiyor”

Sorularımızla sizi sınırlamayalım, Kırmanccaya/Zazacaya ilişkin başka neler söylemek istersiniz?

Devletin Kürtçe konusunda uyguladığı asimilasyon politikaları, yasaklar, baskılar bir yana, bu baskıların karşısında yer alan Kürt kurumları da Zazacayı dezavantajlı bir konuma itiyor. Zazaların da içerisinde yer aldığı, kişisel ve örgütsel çaba harcadığı bu kurumlar, Kürt diliyle ilgili yaptığı hemen tüm çalışmalarda Kurmanccayı temel alıyor, Zazacayı yadsıyor. Bir örnek vermek gerekirse Zazaların nüfus olarak çok yoğun oldukları Diyarbekir şehrinde yapılan Newroz kutlamalarının sunumu, Kurmancca yapılıyor, konuşmalar Türkçe ve Kurmancca yapılıyor, sembolik olarak okutulan Zazaca bir iki şarkı dışında, bu dile nerdeyse hiç yer verilmiyor. Devletin bu konudaki tavrı ve ayrıca Kürt kurumlarının da bu dışlayıcı tavrı Zazacayı oldukça kötü etkiliyor, kaybolma tehlikesiyle yüz yüze olan bu dili birkaç entelektüelin kişisel çabalarıyla ayakta durmaya itiyor.

Vate dergisine abone olmak için:

E-posta: wesanxaneyevateyi@vate.com.tr

vate@vate.com.trhttps://vate.com.tr/

Deniz Gündüz’ün öneri listesi:

Müzik:

Mikail Aslan, Kirmanckî, Way Way Nînna.

Film:

Zin ve Ali’nin Hikayesi filmini tavsiye ederim.

Kitap:

Zazalar: Tarih, Kültür ve Kimlik kitabın tavsiye ederim.

Zaza Mutfağı:

Zerfet ya da diğer adıyla Sîr yemeğini tavsiye ederim.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu. Hak temelli çalışan birçok sivil toplum örgütünde örgüt yönetimi, sosyal politika, hak savunuculuğu ve insan hakları temalarında çalışmalar yürüttü. Hafıza politikaları, demokratikleşme ve barış kültürü alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Atölye BİA 20-28 Şubat 2021 “Kürtçe Hak Odaklı Habercilik Atölyesi” katılımcısı.