MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
11 Ekim 2018

İklim Haberciliği Eğitim Notu

İklim haberciliği nedir? Neden önemlidir?

Bir krize dönüşen iklim değişikliği, hiç tartışmasız dünyanın karşılaştığı en büyük ekolojik sorunlardan biri. Dünyanın ortalama yüzey sıcaklığındaki artışın 1,5 dereceyi bulmasının, yaşam üzerinde ciddi bir yıkıcı etkisi olacak. Yapılan araştırmaların sonuçları dünyadaki ortalama kuraklık süresinin iki ay daha uzayacağı, yağışların yoğunluğunun yüzde iki oranında artacağı, yüzyılın sonuna kadar deniz seviyesindeki artışın 48 cm (28 ila 82) olacağı ve sıcak günlerin sayısının yüzde 16 oranında artacağı gibi birçok uyarı içeriyor. Bunların sonucunda birçok türün yok olması veya tükenme tehdidiyle karşı karşıya kalması, tarımsal üretimin etkilenmesi, binlerce insanın göç etmek zorunda kalması, sıcak hava dalgaları nedeniyle yine binlerce insanın hayatını kaybetme riski iklim krizinin sonuçlarından sadece birkaçı. İklim haberciliği olarak bilinen gazetecilik pratiği aslında iklim krizinin etkilediği her alandaki gelişmeleri haberleştirmek olarak tanımlanabilir. Krizin yol açacağı sonuçları içeren senaryolar, krizin kendisi ve krizden çıkışın yolları da iklim haberciliğinin haberleştirdiklerine dahil. Krizin geldiği şu noktada çözüme odaklanan örneklerin ve önerilerin ayrı bir önem taşıdığını da belirtmek gerek. İklim haberciliği ismiyle anılan bu iş uzmanlık gerektiren bir gazetecilik faaliyeti. Bu yüzden, iklim konularında uzmanlaşmış bir çevre gazeteciliği anlamına geldiği de söylenebilir.

İklim haberciliğinin kapsamı nedir?

İklim haberleri, yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım, iklim krizi kaynaklı tüm konuları kapsar ancak bu konuların iklim krizini dikkate alan bir bakış açısıyla haberleştirilmeleri gerekir. Yeni kurulan bir termik santrali yatırım haberi olarak da verebilirsiniz, sera gazı emisyonlarını artıracak olumsuz bir iklim haberi olarak da… İklim krizinin etkilediği alanlar sağlıktan ekonomiye, çevreden uluslararası ilişkilere kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. Bu yüzden de bilimsel verilerden yararlanarak bu alanlardaki haber konuları içinde iklimle alakasını net bir şekilde gösterebildiğimiz tüm gelişmeler iklim konusunda çalışmak isteyen gazetecilerin çalışma konusu olabilir. Bu bakış açısına dayanarak, bu geniş yelpaze nedeniyle, her tür haberi yapan her gazetecinin bu kategoriye dahil edilebileceği söylenebilir ve bu da bir karmaşa doğurabilir. Burada yapılması gereken, haberin ortaya çıkış nedeninde iklimin etkisine dikkat etmek olmalıdır. İklim nedeniyle göç etmek zorunda kalan mülteciler ya da kömür şirketlerine karşı açılmış bir dava, insan hakları ve adliye gibi başka uzmanlık alanlarına girse de iklim haberi peşinde koşan gazetecilerin neden sonuç ilişkisini daha iyi ortaya koyacağını düşünebiliriz. Bu haberin, iklim krizine karşı kitleleri harekete geçirmeye yol açacak şekilde verilmek üzere uzman bir gazetecinin elinden çıkması halinde daha etkin olacağını da göz önünde bulundurmalıyız. Bir iklim haberinin iklim kriziyle bağlantısı ve nasıl işlendiği, çoğu zaman bir iklim haberi olup olmadığını belirleyen önemli faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, İstanbul Havalimanı’nın tahrip ettiği doğal alanları anlatan bir çevre haberi, yeni havalimanı nedeniyle artan uçak trafiğinin neden olacağı emisyon miktarını ön plana çıkararak bir iklim haberine dönüşebilir.

İklim haberciliğine neden ihtiyaç duyuyoruz?

Gazeteciliğin özünde kamu yararı var. Haber yapmamızın en önemli nedeni, kamuyu yani halkı korumak. Çevre gazeteciliğinde bu kavramı biraz daha genişletip kamunun yerine yaşamı koyabiliriz. İklim haberlerine de bu bakış açısıyla yaklaşmak önemli. İklim haberlerine ihtiyaç duymamızın nedeni yaşamın korunmasının gerekliliğidir. İnsan dahil onlarca türü tehdit eden ve insan eliyle yaratılmış bir krizin haberleştirilmesi sorunun çözümü için olmazsa olmazdır. İşin ana fikri bu olsa da haberin detaylarında, krizi durduracak siyasi ve ekonomik adımların yer alması ciddi bir fark yaratabilir. İklim haberciliğine ihtiyaç duymamızın bir nedeni de durumun aciliyeti. İçinde bulunduğumuz koşullarda, ortalama sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmak için önümüzdeki dokuz yıl içinde karbondioksit emisyonlarını yüzde 45 oranında azaltmamız gerekiyor. 2050 yılındaysa dünyada karbon nötr bir ekonomik sistemi oturtmalıyız. Bu da başta enerji sektörü olmak üzere ciddi bir dönüşümün ivedilikle gerçekleştirilmesi gerektiği anlamına geliyor.

İklim haberleri yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

İklim krizi özelinde uzmanlaşmak önce temel bir çevre/ekoloji bilgisi gerektirir. Ardından da iklim, enerji ve uluslararası müzakerelerle ilgili kavramları öğrenmekte fayda var. Sera gazları, iklim değişikliğinin nedeni, etkileri ve başta enerji olmak üzere tüm sektörlerde sorun ve çözüm için önerilen temel fikirlerin bilinmesi sizi haber kaynaklarınızla konuşurken bir adım öne çıkarır. İklim inkarcılarına karşı koruma sağlar ve bir süre sonra karışık görünen kavramları basitleştirerek anlatmanıza yarar. Herkesin bildiğini düşündüğümüz terimleri daha net ve açıklayıcı bir şekilde aktararak çözüme destek olmaya da başlarsınız. Fosil yakıtlar deyip geçmek yerine parantez açıp (petrol, kömür ve doğalgaz) yazarsanız, okuyucunuz krizin sorumluları ve kendi hayatı arasında daha rahat bir ilişki kuracaktır. Basit bir fark gibi görünür ama haberinizi daha faydalı hale getirir. İklimle ilgili terimler karmaşık gelebilir. Aslında, bir alanda uzmanlaşmak isteyen her gazetecinin göze aldığı bir çalışmadan farklı değil. Hukuk ya da sağlık terimleri daha kolay mı sanıyorsunuz? İklim krizi gıdadan enerjiye, uluslararası ilişkilerden yaban hayata kadar farklı alanlara dokunduğu için ev ödevimizin biraz daha çok olduğunu kabul edelim ama korkmayalım.

Türkiye ve dünyada iklim haberciliği nasıl yapılıyor?

İklim konusunu ele alan farklı ülkelerdeki haberleri kıyaslamak çok kolay değil. Bir petrol üreticisi ülkede bu haberler petrole odaklanırken bazı ülkelerde ticaret veya ulaşım ön plana çıkabilir. Teknoloji kullanımında da farklılıklar görüldüğü söylenebilir. Genelleme yapmadan, okuduğum haber örneklerinden yola çıkarak bir değerlendirme yapmam belki mümkün olabilir. İklim krizini kendisine dert edinmiş, ülke siyasetinin etkin konulardan biri olarak kabul etmiş ülkelerde daha detaylı iklim haberlerine rastladığımızı, siyasetle ilgili iklim haberlerinin çokça yapıldığını, veri kullanımının daha yaygın olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’deki iklim haberlerinin içeriklerinin yurtdışına kıyasla genele odaklandığını, detaylara inmediğini ve son yıllarda sayıları azalsa da felaket haberlerinin rağbet gördüğünü düşünüyorum. İklim krizinin yerelleştirilmesinde ve ilgili sektörlerle eşleştirilmesinde hâlâ sorunlar yaşanıyor. Bireylerin haberlerle daha çok “korku ve kendini güçsüz hissetme” üzerinden bağ kuruyor. Bu yurtdışındaki haberlerde de sıkça gördüğümüz bir sorun. İklim krizinin bir bilimkurgu filmi gibi algılanması ya da krizin çözümünden çok sorunun büyüklüğüne odaklanılması insanları harekete geçme konusunda güçsüz hissettiriyor. Dünyada ve Türkiye’deki haberlerde, bağımsız medya kuruluşları hariç, şirketlerin ve reklam verenlerin baskısı da hissedilebiliyor. Siyasetin medya üzerinde baskı kurduğu ülkelerde de iklim haberleri sansürlenme sorunu yaşıyor. Türkiye’ye özgün sorunlar arasında iklim/çevre haberlerinin bir alt gündem maddesi gibi görülmesi de var. Editoryal kapasite yetersizliğinden de kaynaklanan bu sorun çoğu zaman önemli iklim haberlerinin arka planda kalmasına neden oluyor. Yurtdışında olduğu gibi zamanla bu sorunun azalacağını ve iklim/çevre haberlerinin diğer haberlerle aynı değerlendirme sürecinden geçeceğini düşünüyorum.

EĞİTİM DOKÜMANLARI
EĞİTMENLER
Özgür Gürbüz

25 yıla yakın bir zamandır çevre, ekonomi ve enerji üzerine yazılar yazan Özgür Gürbüz, birçok gazete, dergi ve radyoda çalıştı. Gürbüz, gazetecilik yapmadığı dönemde çeşitli sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yaptı. Ekosfer Derneği’nin kurucularından Özgür Gürbüz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde iletişim koordinatörü olarak çalışıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu, Marmara Üniversitesi’nde Üretim Yönetimi ve Pazarlama, Oxford Brookes Üniversitesi’nde ise Bilgisayar Programcılığı üzerine yüksek lisans yaptı. Enerji ve İnekler adlı bir kitabı, birçok ortak yayında imzası ve çok sayıda makalesi var.