MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ikinci gün: Tarlabaşı’na yakından bakmak - Atölye BİA

Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ikinci gün: Tarlabaşı’na yakından bakmak

26 Temmuz 2026
Okuma Süresi: 3 dk
Atölyenin ikinci gününde Dr. Ceyda Sungur ve Dr. Nuray Çolak Tatlı eşliğinde Taksim ve Tarlabaşı’nda saha çalışması yapan katılımcılar, gözlemlerinden yola çıkarak feature story’lerini hazırlamaya başladı.

Atölye BİA’nın düzenlediği iki günlük Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nin ikinci günü, katılımcıların Taksim Meydanı’nda buluşmasıyla başladı.

Atölyenin ilk gününde ele alınan mekan, toplumsal ilişkiler ve kentsel dönüşüm tartışmaları, ikinci gün Dr. Ceyda Sungur ve Dr. Nuray Çolak Tatlı’nın eşliğinde Taksim ve Tarlabaşı’nı kapsayan saha gezisiyle devam etti.

Taksim Meydanı ve Gezi Parkı çevresinde başlayan gezide, bölgenin tarihsel dönüşümü üzerinden mekan, hafıza ve kamusallık arasındaki ilişki ele alındı. Meydanın değişen kullanımı ve Gezi Direnişi’nin bölgenin yakın tarihindeki yeri konuşuldu.

Ardından Tarlabaşı’na geçen katılımcılar, Taksim 360 Projesi ve çevresindeki kentsel dönüşümün izlerini takip ederek Ağrılı Ahmet’in Yeri kahvehanesine ulaştı.

İkinci günün programı şöyleydi:  

  • Yazmaya ısınmak: Serbest yazım
  • Tarlabaşı’na dair ilk izlenimler
  • Ayrıntının peşinde: Mekanı betimleme
  • Tarlabaşı’na yaklaşmak
  • Ortak okuma: Tarlabaşı deneyimi
  • Tarlabaşı’yla ilk karşılaşma: Bir tanışma hikayesi (I)
  • Tarlabaşı’yla ilk karşılaşma: Bir tanışma hikayesi (II)

Mekana yakından bakmak

Tarlabaşı’ndaki Ağrılı Ahmet’in Yeri’nde devam eden atölyede katılımcılar, saha çalışması öncesinde serbest yazma egzersizi yaptı.

Sungur ve Çolak Tatlı, katılımcılardan belirli bir konuya bağlı kalmadan, akıllarından geçenleri kesintisiz biçimde kağıda aktarmalarını istedi.

Egzersizin, yazmaya başlarken ortaya çıkan çekingenliği aşmaya ve zihin ile el arasındaki bağı güçlendirmeye yönelik olduğunu anlatan Ceyda Sungur, her zaman “doğru cümleyi” bulmak gerekmediğini söyledi. Yanlış ya da henüz ne işe yarayacağı bilinmeyen cümlelerin de yazma sürecinin parçası olabileceğini belirtti.

Serbest yazmanın ardından katılımcılar Tarlabaşı sokaklarında gözlem yapmak üzere yeniden sahaya çıktı. Katılımcılardan 45 dakika boyunca çevredeki insanları, yapıları, sesleri, kokuları ve gündelik yaşamın izlerini gözlemlemeleri ve gördüklerini not etmeleri istendi.

Çalışmada, karşılaşılan özgün ayrıntıları betimlemeye odaklanıldı. Sungur, gözlem yapan kişinin mahalleyle kurduğu konuma da dikkat çekti:

“Burası bu insanların yaşam alanı ve biz buraya yabancılar olarak geliyoruz. Dolayısıyla burada yaşayan insanları gözlemleyen bir konumda olmak, eşitsiz ve üstten bir ilişki yaratabiliyor. Bu yabancılığımızı kabul ederek, karşımızdakilere mümkün olduğunca rahatsızlık vermeden gözlem yapmamız ve yazmamız gerekiyor.”

Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ikinci gün: Tarlabaşı’na yakından bakmak - Atölye BİA

Ayrıntının peşinden gitmek

Saha çalışmasının ardından kahvehaneye dönen katılımcılar, Tarlabaşı sokaklarındaki gözlem ve karşılaşmalarını paylaştı. Paylaşımlarda Tarlabaşı’nın gündelik yaşamına ve mahallenin dönüşümüne dair gözlemler öne çıktı.

Katılımcılar, mekana dair önceden sahip oldukları düşüncelerin sahadaki gözlemlerle nasıl değişebildiğini de konuştu. Bir katılımcı, Tarlabaşı’nın sık sık kriminalize ya da romantize edildiğine dikkat çekti. Pazardaki gündelik yaşamı gözlemlemenin, mahalleye dair kendi beklentilerini sorgulamasını sağladığını anlattı.

Sungur ve Çolak Tatlı, katılımcılardan ilk gezide dikkatlerini çeken bir ayrıntıyı seçmelerini ve bu ayrıntı üzerine gözlemlerini derinleştirmelerini istedi. Katılımcılar daha sonra belirledikleri soruların peşinden gitmek ve mahalledeki insanlarla konuşmak üzere yeniden Tarlabaşı sokaklarına çıktı.

Mekansal Okuryazarlık Atölyesi’nde ikinci gün: Tarlabaşı’na yakından bakmak - Atölye BİA

Gözlemden feature story’ye

Tarlabaşı’ndaki saha çalışmasının ardından katılımcılar Atölye BİA’ya döndü. Buradaki oturumda, sahada dikkatlerini çeken konuları ve bunları nasıl bir feature story’ye dönüştürmek istediklerini anlattılar.

Katılımcıların konuları arasında Tarlabaşı’ndaki terk edilmiş ve dönüşen yapılar, mahallede karşılaştıkları insanlar ve mahalleye dair önyargılar yer aldı. Bir katılımcı, Tarlabaşı’na gelirken taşıdığı önyargıların mahallede yaptığı gözlem ve görüşmelerin ardından değiştiğini anlattı.

Sungur ve Çolak Tatlı da katılımcıların gözlemlerinden yola çıkarak hikayelerini nasıl kurabileceklerine dair önerilerde bulundu.

Feature story nedir?

Feature story, bir konuyu ya da mekanı gözlem, ayrıntı ve sahadan edinilen deneyimler üzerinden anlatan gazetecilik türüdür. Haber diline göre daha anlatısal bir yapı kurabilir; mekan, kişiler, atmosfer ve gündelik hayatın ayrıntıları metnin önemli parçalarıdır. Muhabirin sahada gördükleri, duydukları ve karşılaşmaları anlatının kurulmasına katkı sağlar.

nisan 2025’ten ocak 2026’ya kadar bianet’te sosyal medya editörü olarak çalıştı. ocak 2026’dan beri bianet sivil toplum paydaşları muhabiri/atölye bia asistanı olarak çalışıyor. istanbul üniversitesi iletişim fakültesi gazetecilik bölümünden mezun. 2019’dan beri birlikte yaşadığı kedisi gagiş’i çok seviyor.