MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal - Atölye BİA

Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal

30 Nisan 2026
Okuma Süresi: 4 dk
Atölyenin ilk günü Altuğ Akın, Umay Aktaş Salman, Kardelen Ateşçi, Şehlem Kaçar ve Esra Ercan Bilgiç'in sunumlarıyla tamamlandı. Atölyede gazeteciler, medya çalışanları, öğrenciler ve farklı alanlardan katılımcılar bir araya geldi.

Atölye BİA’nın düzenlediği Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi dün başladı. Atölye, çocuk hakları perspektifiyle haberciliği yeniden düşünmeyi ve çocuklara dair haber üretiminde hak temelli, etik yaklaşımları güçlendirmeyi amaçlıyor.

Katılımcılar ilk gün tanışma ve UNICEF’ten Faik Uyanık ile İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Altuğ Akın’ın açılış konuşmasının ardından, Çocuk Odaklı Habercilik Nedir? (Umay Aktaş Salman), Yasalar İçinde ve Önünde Çocuk Olmak (Kardelen Ateşçi), Çocuğun Bedensel Hakları Bağlamında Medyada Yer Alma Şekilleri (Şehlem Kaçar) ile Dijital ve Yeni Medya Pratiklerinde Çocuk Hakları (Esra Ercan Bilgiç) başlıklı oturumları dinledi.

Atölye BİA’da yapılan iki günlük atölyeye 19 kişi katıldı. Bunların 4’ü İstanbul’dan, 15’i ise Diyarbakır, İzmir, Ankara, Antalya, Bitlis, Bursa, Kocaeli, Ordu, Osmaniye ve Urfa’dan geldi. Katılımcıların 8’i öğrenci, 8’i gazeteci, 2’si sosyal hizmet uzmanı, ve 1’i öğretmendi.
Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal - Atölye BİA

“Çocuklarla ilgili habercilik kolay bir alan değil”

Atölyenin açılış oturumuna çevrimiçi katılan İzmir Ekonomi Üniversitesi’ınden Prof. Dr. Altuğ Akın, katılımcılarla interaktif bir başlangıç yaparak çocuk odaklı haberciliğin zorluklarına dikkat çekti. Altuğ’un katılımcılara yönelttiği sorular, bu alanda üretim yapan gazetecilerin önemli bir kısmının çeşitli güçlüklerle karşılaştığını ortaya koydu.

Akın, çocuklara dair haberciliğin diğer alanlara kıyasla daha “çetrefilli” olduğunu vurgulayarak, çocuk hakları konusunda eğitim almış medya çalışanlarının sayısının sınırlı olduğuna işaret etti.

Gazetecilerin çocuk meselesine yalnızca mesleki bir yerden değil aynı zamanda ebeveyn, tanık ya da okur olarak da yaklaştığını belirten Akın, bu çoklu konumların haber üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini söyledi:

Her çocukluğun mutlu ve güvenli bir dönem olmadığını hatırlamadan çocuklara dair habercilik yapmak mümkün değil. Çocuk hakları perspektifi eşitsiz ve farklılaşan çocukluk deneyimini gözetmeden kurulamaz. Çocuklarla ilgili habercilik kolay bir alan değil.

Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal - Atölye BİA

“Çocuğu özne olarak görmeden çocuk odaklı habercilik mümkün değil”

Eğitim Reformu Girişimi Araştırmacısı ve Medya Koordinatörü Umay Aktaş Salman, “Çocuk Odaklı Habercilik Nedir?” başlıklı oturumda çocuk algısından başlayarak medyanın mevcut yaklaşımını ve hak temelli haberciliğin nasıl kurulabileceğini anlattı.

Salman, çocuk odaklı haberciliğin anlaşılabilmesi için öncelikle “çocuk kimdir” sorusuna dönmek gerektiğini belirterek Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre çocuğun “hak ve özgürlük sahibi bir birey” olduğunu hatırlattı.

Aslan, medyada çocukların oldukça sınırlı yer bulduğunu ve çoğunlukla şiddet ya da suç bağlamında temsil edildiğini ve bu temsillerde çocukların “kurban ya da mağdur” figürlere indirgendiğini ifade etti.

Çocuklara dair haberlerin yalnızca içerik değil kullanılan dil ve görsellerle de hak ihlallerine yol açabildiğini vurgulayan Aslan, özellikle travmatik olaylarda kimlik ifşası ve dramatize edilmiş anlatımın çocukların “unutulma hakkını” zedelediğini söyledi.

Çocuk odaklı habercilik çocuğu özne olarak konumlandıran, onu yeniden mağdur etmeyen ve kamu yararı ile çocuğun yüksek yararını birlikte gözeten bir yaklaşım gerektirir. Her haberde ‘bu içerik çocuğa zarar verir mi’ sorusunu sormak zorundayız.

Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal - Atölye BİA

“Çocukların kimlikleri hiçbir koşulda paylaşılmamalı”

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı avukat Kardelen Ateşci “Yasalar İçinde ve Önünde Çocuk Olmak” başlıklı oturumda çocukların adalet sistemiyle karşılaşma biçimlerini ve medyanın bu süreçteki sorumluluğunu ele aldı.

Çocuk haklarının yalnızca hukukçuların değil, gazetecilerden sosyal hizmet uzmanlarına kadar farklı aktörlerin birlikte çalışmasını gerektirdiğini vurgulayan Ateşçi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni hatırlatarak 18 yaşına kadar herkesin çocuk sayıldığını belirtti.

Çocukların adalet sistemiyle karşılaşmasının travmatik olabileceğine dikkat çeken Ateşçi, çocuk adalet sisteminin amacının cezalandırma değil, çocuğun yeniden topluma kazandırılması olduğunu belirtti. Ateşçi, habercilikte “çocuğun üstün yararı” ilkesinin esas alınması gerektiğini ve medyanın bu alandaki sorumluluğunun belirleyici olduğunu vurguladı:

Esas yapılması gereken, failin sorumluluğunu ve sistemin eksikliklerini görünür kılmaktır. Çocukların kimlikleri ve görüntüleri hiçbir koşulda paylaşılmamalı çünkü yanlış bir haber dili yalnızca habere konu olan çocuğu değil, tüm çocukları etkileyebilir.

Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal - Atölye BİA

“Çocukların mağdur ya da çaresiz gösterilmesi hak ihlali”

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Dr. Şehlem Kaçar, “Çocuğun Bedensel Hakları Bağlamında Medyada Yer Alma Şekilleri” başlıklı oturumda cinsel şiddetle mücadelede medyanın rolünü ve habercilik dilinin etkilerini ele aldı. Kaçar, cinsel şiddetin yalnızca bireysel değil, güç ilişkileri ve eşitsizlikler üzerinden şekillenen yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Habercilikte kullanılan dilin ve görsellerin şiddeti yeniden üretebildiğini vurgulayan Kaçar, özellikle sansasyonel anlatım ve dramatizasyonun “şiddetin pornografisini” yarattığını belirtti. Çocukların mağdur ya da çaresiz figürler olarak sunulmasının hem hak ihlali hem de toplumsal algıyı pekiştiren bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

Kaçar, cinsel istismar haberlerinin görünür kılınmasının önemli olduğunu ancak bunun hak temelli bir dille yapılması gerektiğini belirterek, çocukların kimliklerinin korunması, nötr bir dil kullanılması ve sorumluluğun fail ile sistem üzerinde kurulması gerektiğini söyledi.

Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi ilk gün: Temsil, medya dili, haberde ihlal - Atölye BİA

“Medya çocuklara neredeyse hiç söz vermiyor”

Dr. Esra Ercan Bilgiç “Dijital ve Yeni Medya Pratiklerinde Çocuk Hakları” başlıklı oturumda, çocukların dijital dünyayla ilişkisine medyanın nasıl yaklaştığını ve bu alanda kurulan söylemin sorunlarını ele aldı.

Bilgiç, dijital medyanın çocuklar için yalnızca riskler üzerinden tartışıldığını, oysa hak temelli bir yaklaşımın riskler kadar fırsatları da birlikte değerlendirmeyi gerektirdiğini vurguladı. Türkiye’deki haberlerde ise “tehlike”, “bağımlılık” ve “zarar” gibi ifadelerin çoğu zaman içi boş biçimde tekrarlandığını, bu dilin kamuoyunda bir “ahlaki panik” yarattığını söyledi.

Medya çocuklara neredeyse hiç söz vermiyor; onların dijital dünyadaki deneyimleri kendi perspektiflerinden aktarılmıyor. Sorumluluk büyük ölçüde ebeveynlere yüklenirken, devlet ve teknoloji şirketleri çoğu zaman görünmez kalıyor.

**Bu atölye, Avrupa Birliği ve UNICEF eş finansmanıyla hayata geçirilen Çocuklar için Hesap Verebilirlik Haklar İçin Savunuculuk (ACAR) Projesi kapsamında, Atölye BİA ve İzmir Ekonomi Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilmektedir.

nisan 2025’ten ocak 2026’ya kadar bianet’te sosyal medya editörü olarak çalıştı. ocak 2026’dan beri bianet sivil toplum paydaşları muhabiri/atölye bia asistanı olarak çalışıyor. istanbul üniversitesi iletişim fakültesi gazetecilik bölümünden mezun. 2019’dan beri birlikte yaşadığı kedisi gagiş’i çok seviyor.