MENÜ
ANA SAYFA
Pencereyi Kapat
“Bakım vereni toplumsal bir özne olarak görünür kılmak istiyoruz" - Atölye BİA
İnsan Hakları
25 Ağustos 2026
İnsan Hakları
25 Ağustos 2026

“Bakım vereni toplumsal bir özne olarak görünür kılmak istiyoruz”

Okuma Süresi: 4 dk
Bakım Verenler Derneği, görünmez ve güvencesiz bakım emeğini görünür kılmayı, bakım verenler arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi ve bakım verenlerin sosyal ve ekonomik haklarını savunmayı hedefliyor.

IPS İletişim Vakfı/bianet olarak sivil toplumun güçlendirilmesi ve düzenli iletişim kanallarının artırılması hedefiyle Temmuz 2023’ten bu yana sürdürdüğümüz Hak Örgütleriyle Buluşmalar serisinde 37’nci buluşmamızı “Bakı-Ver” Bakım Verenler Derneği ile gerçekleştirdik.

Atölye BİA’da 20 Ağustos’ta gerçekleştirdiğimiz buluşmaya IPS İletişim Vakfı adına Atölye BİA Koordinatörü Ceyda Sungur, bianet Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vecih Cuzdan, bianet Sivil Toplum Paydaşları Muhabiri / Atölye BİA Asistanı Evrim Gündüz ve bianet stajyeri Eylül Özer; Bakım Verenler Derneği adına ise Asya Leman, Baran Alaz ve Elif Demirkaya katıldı.

Buluşmada derneğin kuruluş sürecini, bakım emeğinin görünmezliğini, bakım verenlerin yaşadığı sorunları ve bu sorunlara karşı geliştirdikleri dayanışma ve hak savunuculuğu çalışmalarını konuştuk.

“Bakım verenlerin dayanışması dernekleşmeye dönüştü”

Baran Alaz, Bakım Verenler Derneği’nin kuruluş sürecinin bakım verenlerin birbirleriyle deneyimlerini paylaşma ihtiyacından doğduğunu anlattı.

Asya Leman ile farklı dayanışma alanlarından tanıştıklarını söyleyen Alaz, bakım vermeye başladıktan sonra yaşadıkları sorunlar üzerine sık sık konuştuklarını ve bu sohbetlerin bir podcast fikrine dönüştüğünü belirtti.

Alaz, podcast’in ardından bakım verenlerin bir araya gelebileceği bir WhatsApp grubu kurulduğunu ve bu grubu, bakım verenlerin deneyim ve ihtiyaçlarını paylaşabildiği bir dayanışma alanına dönüştüğünü söyledi.

Alaz, bu sürecin kısa bir süre içinde dernekleşme fikrini getirdiğini ve 2025 yılında dernekleştiklerini ifade etti:

Dedik ki, biz bir dernek kuralım. Çünkü bakım verdiğimiz için birçoğumuz çalışamıyoruz, bize uygun işler bulamıyoruz. Bir yandan da bizim dışımızdaki bakım verenlerin yaşadıklarını ve ihtiyaçlarını görmek istedik. Çünkü bakım verenlerin hepsi aynı ekonomik ve sosyal koşullara sahip değil. Daha geniş bir alanda bir araya gelmenin daha iyi olacağını düşündük.

“Bakım emeği ücretsiz ve görünmez”

Elif Demirkaya, derneğin öncelikli amaçlarından birinin bakım vereni toplumsal bir özne olarak görünür kılmak olduğunu söyledi. Bakım emeğinin ücretsiz ve görünmez olduğuna dikkat çeken Demirkaya, bu emeğin çoğunlukla kadınlara ve LGBTİ+’lara kaldığını belirtti. Bakımın özellikle kadınların “doğal görevi” gibi görüldüğünü anlattı.

Demirkaya, bakım verenlerin yalnız olmadıklarını hissetmelerini önemsediklerini söyledi:

Bu benim kaderim, çekerim gibi düşünmemek lazım. Toplumsal olarak bir sıkıntı var burada. Birilerine kalıyor bakım işi. Sosyal politikalar yetmiyor, toplumsal mekanizmalar yetmiyor ve tamamen bireysel bir yükmüş gibi algılanıyor.

Bakımın aile içine kapatılarak çözülmeye çalışılmasına karşı çıktıklarını ve bakım verenler arasında dayanışma alanları yaratmayı hedeflediklerini de ekledi:

‘Bu hasta senin hastan, bu yaşlı senin yaşlın’ deniyor. Bu işi tamamen aile içine kapatarak ucuz yolla çözmeye çalışan bir düzenek var karşımızda. Biz bu düzene biraz çomak sokalım, bakım verenleri de bir araya getirelim istiyoruz.

“Çalışmalarımızı ‘Hak Ver, El Ver, Güç Ver’ başlıklarında topladık”

Asya Leman, bakım meselesinin farklı boyutlarına yönelik çalışmalarını üç başlık altında topladıklarını anlattı.

“Hak Ver” başlığının bakım verenlerin hak mücadelesi ve savunuculuk çalışmalarını kapsadığını söyleyen Leman, kamu kurumlarını bakım politikaları konusunda sorumluluk almaya çağırmayı hedeflediklerini belirtti.

Leman, “Güç Ver” başlığı altında ise bakım verenlerin güçlenmesine ve dayanışmasına odaklandıklarını söyledi. “El Ver” kapsamında da bakım verenlerin ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşmasını kolaylaştıracak çalışmalar planladıklarını anlattı.

Leman, bakım sürecinin çoğu zaman hazırlıksız yakalanılan bir krizle başladığını belirterek şöyle devam etti:

Bir anda bir krizin içine giriyorsunuz ve bütün hayatınız tersine dönüyor. Ne yapacağınıza, nasıl davranacağınıza, hangi hastaneye ya da hangi bölüme gideceğinize dair hiçbir fikriniz olmayabiliyor. Bakım ağırlaştıkça da her seferinde yeni bir şey öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.

Bu nedenle “El Ver” kapsamında ihtiyaca yönelik bakım rehberleri hazırlamayı düşündüklerini söyleyen Leman, ilerleyen dönemde bakım verenlerin bilgi ve yönlendirme alabileceği bir danışma hattı kurmanın da planları arasında olduğunu aktardı.

“Bakım verenler kendi sosyal alanlarında da yalnızlaşıyor”

Baran Alaz, bakım vermeye başlayan kişilerin yalnızlığının yalnızca ev içinde yaşanmadığını, zamanla sosyal hayatlarına da yayıldığını söyledi. Derneğin çalışma biçimini de bakım verenlerin gündelik ihtiyaçlarına göre düzenlemeye çalıştıklarını anlattı.

Dernek toplantılarında “bakım molaları” verdiklerini belirtti:

Bizim toplantılarımız bakım molaları içeriyor. Toplantının ortasında kalkıp bakım verdiğim kişinin yanına gidip gelebilirim ve bu hiçbir sorun teşkil etmez. Ama bunu herhangi bir iş toplantısında çok rahat yapamazsınız.

Bakım verenlerin evden çıkmakta zorlanabildiğini söyleyen Alaz, bu nedenle çevrimiçi ve gündelik ritimlerine uygun buluşmalar planladıklarını aktardı:

Bakım verdiğiniz kişiyi uyutuyorsunuz, çayınızı kahvenizi yapıp kendinizle ilgilenmeye geçiyorsunuz. Saat 11-12 olmuş oluyor. Normalde o saatte etkinlik yapılmaz ama bakım veren için daha uygun olabiliyor.

“Bakım verenlerin sigortalı olması gerekiyor”

Alaz, bakım verenlerin ücretsiz ve güvencesiz biçimde çalıştığını söyledi. Bakımın sürekli tetikte olmayı gerektiren bir iş olduğunu belirten Alaz, bakım emeğinin sosyal güvence kapsamında olmadığına dikkat çekti.

Mevcut evde bakım ve engelli desteklerinin yetersiz olduğunu söyleyen Alaz, bu desteklere erişim için aranan kriterlerin de değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Alaz, bakım verenlerin sosyal güvence kapsamına alınmasını da temel hak taleplerinden biri olarak sıraladı:

Ücretsiz ve güvencesiz çalışanlarız. Sürekli tetikte olduğumuz bir iş yeri gibi düşünebiliriz. Evde bakım desteğinin artırılması, desteklere erişim kriterlerinin değiştirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda sigortalı olma talebimiz de olacak.

“Bakım vermenin sınıfsal bir boyutu da var”

Leman, bakım vermenin ekonomik koşullardan ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Bakım alan kişinin ihtiyaçlarının elektrik ve sudan özel bakım malzemelerine kadar hane giderlerini artırdığına dikkat çekti.

Bakım koşullarının kişilerin ekonomik imkânlarına göre değiştiğini belirten Leman, profesyonel bir bakım çalışanı tutabilmenin, evi bakım ihtiyaçlarına göre düzenleyebilmenin ya da hastaneye ulaşım için özel araç kullanabilmenin herkes için mümkün olmadığını anlattı:

Bakım meselesinin sınıfsal bir tarafı da var. Kendi hastasına bakıcı tutabilen, evini ona göre dönüştürebilen ya da hastaneye götürürken özel bir aracı olabilen insanların imkânlarıyla diğerlerinin koşulları aynı değil.

nisan 2025’ten ocak 2026’ya kadar bianet’te sosyal medya editörü olarak çalıştı. ocak 2026’dan beri bianet sivil toplum paydaşları muhabiri/atölye bia asistanı olarak çalışıyor. istanbul üniversitesi iletişim fakültesi gazetecilik bölümünden mezun. 2019’dan beri birlikte yaşadığı kedisi gagiş’i çok seviyor.