Temel Gazetecilik Atölyesi’nin ikinci günü geride kaldı
Gazetecilik öğrencileri ve mezunlarının yanı sıra farklı disiplinlerden katılımcıların yer aldığı atölyede gün, Mahmut Hamsici’nin yürüttüğü “Sahada olmak, Röportaj mı Söyleşi mi?” başlıklı oturumla başladı.
Program, Erkan Saka’nın “Gazeteciler için Dijital Araçlar” oturumuyla devam etti. Öğle arasının ardından ise katılımcılar, Murat İnceoğlu’nun yürüttüğü “Video Habercilik” oturumunda pratik çalışmalar yaptı.

Röportaj ve söyleşi teknikleri ele alındı
Mahmut Hamsici, “Sahada olmak, Röportaj mı Söyleşi mi?” oturumunda, gazetecilikte sıkça birbirinin yerine kullanılan bu iki tür arasındaki farkları anlattı. Söyleşinin çoğunlukla tek kişiyle yapılan soru-cevap temelli bir görüşme olduğunu, röportajın ise gözlem ve izlenimleri de içeren daha kapsamlı bir anlatı sunduğunu belirtti.
Röportajın yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını belirten Hamsici, sahada yapılan gözlemler, atmosfer ve farklı insan hikâyeleriyle kurulan bir anlatı biçimi olduğunu söyledi. Türkiye’de bu türün güçlü bir geleneği olduğunu hatırlatarak Yaşar Kemal’in Anadolu’yu dolaşarak yaptığı röportajları örnek gösterdi.
Hamsici, ayrıca gazetecilerin söyleşi ve röportaj hazırlarken iyi araştırma yapmasının, görüşülen kişilerle güven ilişkisi kurmasının ve açık sorular sormasının önemine değindi:
“Gazetecilerin kendi çevrelerinin dışına çıkması, farklı alanlara gitmesi ve farklı insanlarla temas kurması gerekiyor. Sahada izlenim yapmak ve pratik yapmak gazeteciliği geliştiren en önemli şeylerden biri.”

Gazeteciler için yapay zekâ araçları tartışıldı
Erkan Saka, gazeteciler için dijital araçların nasıl kullanılabileceğini anlattı. Oturumda üretken yapay zekânın haber üretimi, araştırma ve içerik düzenleme süreçlerinde sağlayabileceği kolaylıklar ele alınırken, farklı araçların güçlü ve sınırlı yönleri katılımcılarla birlikte değerlendirildi.
Saka, özellikle yapay zeka araçlarının araştırma, literatür taraması ve veri düzenleme süreçlerinde gazetecilere yardımcı olabileceğini belirtti. Bununla birlikte yapay zekâ çıktılarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ekledi. Yanlış bilgi üretimi riskine dikkat çekti.
Oturumda ayrıca yapay zekânın gazeteciliği tamamen ikame edemeyeceği, sahadan içerik üretiminin ve gazetecilik sezgisinin hâlâ belirleyici olduğu vurgulandı. Saka, yapay zekânın gazeteciler için daha çok araştırma ve düzenleme süreçlerinde bir yardımcı araç olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Mobil video haberciliği ve görüntüyle anlatım teknikleri konuşuldu
Atölyenin son bölümünde Murat İnceoğlu, mobil video haberciliğinin gazetecilikte giderek daha önemli hâle geldiğini anlattı. Akıllı telefonların yüksek görüntü kalitesi sunması sayesinde gazetecilerin artık sahada hızlı ve etkili biçimde video üretebildiğini belirten İnceoğlu, bu durumun hem yurttaş gazeteciliğini artırdığını hem de haber üretim süreçlerini hızlandırdığını söyledi.
İnceoğlu, haber anlatımında görüntünün gücüne dikkat çekerek izleyicilerin en çok akıllarında kalan şeyin görüntüler ve doğal sesler olduğunu ifade etti. “Sayfalarca metinle anlatılamayacak bazı şeyleri 20–30 saniyelik bir görüntüyle anlatabilirsiniz” diyen İnceoğlu, bu nedenle gazetecilerin video üretimine daha fazla önem vermesi gerektiğini anlattı.
Oturumun sonunda katılımcılar iki gruba ayrılarak pratik bir çalışma yaptı. Gruplardan, yarım saat içinde yalnızca görüntü kullanarak bir dakikalık kısa bir video hazırlamaları istendi. Çalışmanın ardından hazırlanan videolar birlikte izlenerek görsel anlatımın habercilikte nasıl kullanılabileceği üzerine değerlendirmeler yapıldı. (EG)



